{“title”: “Çocuk Kaçırma ve Evlilik Planlarıyla İlgili Tarihi Mahkeme Kararı”, “content”: “
Geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da yaşanan ve toplumda büyük yankı uyandıran olayda, 12 yaşındaki bir kız çocuğu kaçırılarak evlenmek amacıyla gözaltına alındı. Olayın detaylarına göre, çocuk ailesinin kayıp ihbarı sonrası emniyet güçleri tarafından başlatılan çalışmalar neticesinde, kaçırma girişimini gerçekleştiren ve sosyal medya aracılığıyla tanışan şüpheli yakalandı. Sanığın, kaçırma olayını ‘Evlenecektik’ diyerek meşrulaştırması ise olayın trajik yönünü ortaya koydu.
Olay, 2 Şubat günü Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi’nde gerçekleşti. Çocuk, ailesinin ihbarı üzerine kayıplar listesine eklendi ve polis ekipleri tarafından yoğun araştırmalar başlatıldı. Çocuk ve sanık, kısa süre sonra sosyal medyada yapılan paylaşımlar sayesinde teşhis edilerek bulunup teslim edildi. Sanık, aynı gün mahkeme tarafından tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Olayın ardından, uzmanlar tarafından gerçekleştirilen kemik yaşı tespiti ve mesaj kayıtları, sanığın çocuk yaşta olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Mahkeme sürecinde, sanığın mağdurun yaşını 17 olarak bildiği ve buna göre hareket ettiği iddiası değerlendirmeye alındı. Ancak, olay dosyasındaki mesaj kayıtları ve kemik yaşı raporu, mağdurun 15 yaşından küçük olduğunu ortaya koyarak, sanığın fiilinin cinsel istismar suçu kapsamına girmediği kararını beraberinde getirdi. Mahkeme, sanığın suç vasfını ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocukla cinsel ilişki’ suçlarıyla sınırlandırarak, ilk etapta üç yıl hapis cezası verdi. Yaptığı değerlendirmeler ve olayın çoklu tekrarı gerekçeleriyle, ceza 3 yıl 9 aya çıkartıldı; ancak, takdir indirimi uygulanarak sanık toplamda 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edildi.
Son olarak, kararın temyiz yolu açık tutulurken, bölge mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılabileceği bilgisi paylaşıldı. Olay, çocukların güvenliği ve ailelerin hakları açısından son derece ciddi bir uyarı niteliği taşımaktadır. Çocuklara yönelik her türlü yasa dışı ve tehlikeli davranışlara karşı toplumun dikkatli olması ve yetkililerin aynı kararlılıkla müdahale etmesi büyük önem taşımaktadır. Bu tür olayların önüne geçilmesi ve çocukların haklarının korunması, toplum olarak ortak sorumluluğumuzdur.”}